Artık ev kadını gibi yaşıyorum

Dört sene önce poyumlara veda edip kendini aşka adayan Gizem Özdilli, dış dünyaya “Gizem’in Mutfak Aşkı” adlı yemek kitabıyla açıldı. Özdilli, kariyerini farklı bir noktaya taşıdığını ve artık ev kadınları gibi yaşadığını söylüyor.

gizem_ozdilli_mutfak_aski

 

Kitap çıkarmaya nasıl karar verdiniz?

– 10 senedir böyle bir fikrim vardı aslında. Ama modellik yaptığım dönemde buna zaman bulamıyordum. Modelliği bırakınca kitaba ağırlık verdim.

İçindeki tarifler size mi ait?

– Hem kendi tariflerim, hem de dedemin tarifleri var. Dedem eski lokantacıdır. Meze tariflerini ondan aldım.

İlk yemeğinizi ne zaman yaptığınızı hatırlıyor musunuz?

– Ben yemek yapmasam bile küçükken annemle babam yemek yaparken yanlarından ayrılmazdım. Bir şeyler verseler de soysam, soğan doğrasam diye beklerdim. Beş yaşındayken yumurta çırptığımı falan hatırlarım. Kendimi bildim bileli mutfaktayım. Bir de iki kız kardeşim arasında çok az yaş var, annem ikisiyle ilgilenirken yemeğe yetişemezdi, ben de patates kızartırdım.

HAYATIM BOYUNCA DİYET YAPMADIM

Fiziğinize bakıyorum da, patates kızartması sadece çocuklukta yendi herhalde…

– Yok, ben hayatım boyunca diyet yapmadım, hatta diyete karşıyım. Diyet olayı çok suni geliyor, sevmiyorum. Bırakınca illa o kilolar geri geliyor zaten. En iyisi bünyeyi belli bir düzene alıştırmak, her şeyden az az yemek…

Kitapta kaç yemek tarifi var?

– Bana ve dedeme ait 80 tarif var. Ayrıca Twitter’daki fan grubumun gönderdiği yedi tarif, yedi tane de restoran yemeği var.

Sizin en sevdiğiniz yemek ne, en sık hangi yemeği pişirirsiniz?

– Patatesi çok seviyorum. Daha çok fırında yaparım. Kızarmış patatesten daha da lezzetli olur.

Her yemeğin kalorisini de yazmışsınız siz. Bu detaya pek rastlanmaz aslında yemek kitaplarında…

– Prof. Dr. Murat Baş’ın fikri bu. Her yemeğin kişi başına düşen kalorisini o hesapladı.

Bir de kitapta astroloji kısmı var, onu neden koydunuz?

– Astroloji kısmını Dinçer Güner hazırladı. Burçalara göre diyet zamanlarının tablosunu da çıkarttı. Bazı dönemler su içsem yarıyor deriz ya, o da gezegenlerle alâkalıymış aslında. Burçlara göre doğru sofra düzeni gibi ayrıntılar paylaştık.

BİR TRİKO KAZAĞA KANIP MANKEN OLDUM

Modellerin kitap yazması gibi bir furya başladı sanki, ne diyeceksiniz bu konuda?

– Beni öyle düşünmeyin ama.. Çünkü başka bir hayatım var. Evde ev kadını gibi yaşıyorum. Mutfakta kalori hesabı asla yapmıyorum. Aileme de erkek arkadaşıma da en güzel yemekleri sunmaya çalışıyorum. Bu kitap da bir ev kadınının yemek kitabı gibi zaten. Gram, litre değil klasik bardak, kaşık ölçüleri var. Tarifler reçete gibi görünmüyor göze.

Mankenliğini bıraktığınızdan bu yana ev kadını gibi mi yaşıyorsunuz?

– Ev kadınıyım zaten… Dört senedir piyasadan uzağım.

Neden onca yıl uzak kaldınız mesleğinizden?

– Babamı kanserden kaybetmem, hayatımın miladıdır. O olay gözümü açtı.

Ne gibi?

– Korkunç bir iş tempom vardı, bir günde dört şehir gezdiğim oluyordu. Düzensiz bir sosyal hayat, düzensiz yemek, dinlenememe, kendine vakit ayıramama… Bu durum 12 yıl sürdü. Babamı kaybedince anladım ki bu dünyaya bir kere geliyoruz ve hayat elimizden akıp gidiyor. Ne aileme ne de kendime vakit ayırabiliyorum. Kendi kendime “Bir geri çekil, resme dışarıdan bir bak” dedim. Daha mazbut, basından uzak yaşamak iyi geldi.

Özlemediniz mi podyumu?

– Yok, hem de hiç… Mutfakta olmak iyidir. Orası benim rehabilite yerim.

Şimdi bucak bucak kaçtığınız mankenliğe neden başlamıştınız peki? Neden bu mesleği seçmiştiniz?

– Aslında o beni seçti. Ankara’da bir zarafet okuluna gitmiştim, oradan mezun olduğum gün bana defile teklifi geldi. “Okulda öğrendiklerinizi yapacaksınız defilede de, sonra defilesini yaptığınız firmanın size hediyeleri olacak” dediler. Bir triko kazağa kandım!

ERKEK ARKADAŞIM GECE YARISI BARDA ÇIKMAMI İSTEMİYOR

Bir dönem de şarkıcılık denemeniz oldu, neden devam etmediniz?

– Babamın vefatına denk gelince yarım kaldı o iş. Gerçi şimdi çevremdeki herkes “İyi ki yarım kalmış” diyor. Çünkü o dönem çok kişi girdi piyasaya, çok azı başarılı oldu. Dirensem çok yıpranırdım. Bir de Ufuk’a, yani erkek arkadaşıma söz verdim.

Ne sözü?

– Daha masum, magazinden geri planda duracağım işler yapacağıma dair bir söz… Erkek arkadaşım gece yarısı bir barda sahneye çıkmamı istemiyor açıkçası. O yüzden o sayfayı kapattık.